Kalem, güzel kalem

Perşembe, Aralık 29, 2005

Bir rüya için ağıt

29 Aralık 2005 Perşembe
Yazı başlangıç: 29 Aralık 2005 Perşembe, 01.32

Bu aralar yazışım sıklaştı sanırım. Bu hafta bir ödev, ardından final dönemi gelecek, o yüzden bir süre sessizliğe hazır olun.

Başlıktan anlayacağınız (ya da benim gibi Türkçe’sini daha duymadıysanız, anlayamayacağınız) üzere, az önce Requiem For a Dream’i izledim.
Hubert Selby Jr’nin kitabını baz alan ve Darren Aronofsky (izleyemedim ama, Pi’den tanıyabilirsiniz yanılmıyorsam) tarafından yönetilen filmin baş rollerinde Ellen Burstyn, Jared Leto, Jennifer Connelly ve Marlon Wayans var. DVD kutusu var da önümde. İsterseniz müziklerinden yapı tasarımına isimleri sayabilirim, ama çok zor gelir, o yüzden istemediğinizi var sayıyorum.

Eğer filmi izlediyseniz, aşağıya geçip okumaya başlayabilirsiniz. Yok izlemediyseniz, aşağıda spoiler olabilir, dikkat. Eğer izlemeyi düşünüyorsanız, hazırlıklı olun derim, kolay bir film değil bu. İnsanı en zayıf yanlarından yakalayan, sıkıca tutan, tüm zayıflıklarını ortaya koyup kabul ettirmeden de bırakmaya niyetli olmayan bir yaratım.

Filme genel olarak bakarsak, bağımlılığın etkilerini anlatıyor diyebiliriz sanırım. Bağımlılık derken, sadece uyuşturucu değil, bu filmde çok daha fazlasını görüyoruz, ki bazıları canımızı son derece sıkabiliyor: televizyon, güven, umut gibi…

Öncelikle kameranın kullanımı, çekimlerin kolajı, bunun hikayeyle birleşimi ve işleme tarzı gerçekten mükemmel. Film sizi çekip bir karakterin kollarına bırakıyor, sonra oradan alıyor, başka bir karakteri dışarıdan izletiyor; dünyayı sevdiriyor, sonra nefret ettiriyor…

Oyunculuk konusunda da bir pürüz bulmak zor. Baş karakterlerin tümü son derece iyi canlandırılmış.
Affınıza sığınarak yazıya şimdilik son veriyorum. Zira son gözümü kapadığımdan beri beş dakika uyuduğumu fark ettim.

Yazı bitişi: 29 Aralık 2005 Perşembe 01.41
Yazıya devam:29 Aralık 2005 Perşembe 08.54

Ne? 8.54? Amanın çıkıp derse yetişmemlazım

Yazı bitişi: 29 Aralık 2005 Perşembe 08.54

Yazıya devam: 29 Aralık 2005 13.30

Derse gitmedim. Evet gitmedim. Yaptım bunu. Sularla ilgili bir derdim vardı, onu hallettim zira fark ettim ki uzunca bir süre vaktim olmayacak. Aslında acıktım. Ama bir şeyler yazayım.

Requiem for a dream gerçekten güçlü bir film. Herkesin kaldırabileceği türden bir yapım değil, zaten yapılırken de bu hedeflenmiş. Eğer yeterince güçlü değilseniz, bu film böğrünüze saplanan bir kılıçtan çok daha tehlikeli olabilir. Ancak bu barajın üstündeyseniz, artık aşabileceğiniz her çizgi için sizi ayrı bir bakış açısı, karakter yapısı ve bunları ortaya koyan oyuncular ve çekimlerle birlikte; müthiş bir sinema ziyafeti bekliyor. Bir verip beş alıyorsunuz anlayacağınız, ama ben üç veririm, öbürü beş verir diğeri iki verir; orası ayrı. Zaten filmin güzel yanlarından birisi de bu kanımca, herkeste farklı bir etki yapıp, kendini ve yaşadıklarını sorgulamasını sağlayacak kadar güçlü, hem de bunu sahteliklere ve numaralara dayanmadan, dürüstçe yapan bir yapım.

Arada bahsedip durdum ama ek olarak da buraya yazmak istiyorum. Film çekimlerinin işlenme tarzı gerçekten mükemmel. İki farklı senaryo var, ancak belli noktalarda birbirlerine bağlılar. Bunlar bu çekimlerle o kadar güzel birleştirilmişler ki. Ardı ardına gelen keskin görüntü ve sesler kullanılmış. Ki bu keskin hareketler birleştirmeler dışında da var. Örneğin, kadın kahvaltı niyetine yumurta, greyfurt ve kahve tüketecek. Onlara bakıyor, sonra bir efektle greyfurdun içi boşalıyor. Başka bir efektle yumurta yenmiş hale geliyor ve son bir efektle kahve içilmiş hale geliyor.

Kafam biraz dağıldı, hocanın verdiği ödeve gidiyor. Bu sebeptendir ki, yazıyı burada bitirip bir şeyler yiyip lab’a doğru yol almaya karar verdim. Bu yazıyı nete atar, belki başka bir şeyler de yazarım.

Yazı bitişi: 29 Aralık 2005 Perşembe 13.50

1 Comments:

  • Yeni bişeyler yazzzz!!
    Yada bak benimde bir blogum var, adresi
    http://olenekadarmokoko.blogspot.com

    By Blogger Ragnor, at 4:29 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home